ABD dışişlerinin yeni patronu: Antony Blinken

İnsan hakları hassasiyeti ve “cüretkâr” adımları desteklemesiyle bilinen Blinken, Demokratların şahin isimlerinden birisi. Amerikan ulusal güvenlik bürokrasisinin içinden geliyor. Holokost’tan kaçıp Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınmış Yahudi bir aileden geliyor. Çocukluğu Avrupa’da geçti ve iyi derecede Fransızca biliyor. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere klasik Amerikan müttefikliğinin yeninden tesis edilmesi gerektiğine ve Amerika’nın önderliğine inanıyor.

 

Obama döneminde Blinken’le birlikte çalışmış Philip Gordon Blinken’ın ailesinin, özellikle üvey babasının Holokost tecrübelerinin bakan adayının dünya görüşünü şekillendiren ve siyasete adım atmasında etkili olan ana etmenlerden biri olduğunu söylüyor. Gordon’un kişisel deneyimlerine dayandırdığı görüşlerine göre bu nedenlerden dolayı Blinken uluslararası hukuk, insan hakları ve Amerika Birleşik Devletleri’nin önderliği hakkında katı görüşlere sahip.

 

Gençliğinde gazetecilik ile uğraşan Blinken, Bill Clinton döneminde güvenlik bürokrasisine adım attı. Bu dönemde Ulusal Güvenlik Konseyi’nde çalıştı. 2001 yılına kadar Konsey’in Avrupa İlişkileri masasında Clinton’a Avrupa politikalarında başdanışmanlık yaptı.

 

Bush döneminde düşünce kuruluşu kariyerine başladı. Amerikan donanması başta olmak üzere birçok resmi kuruma hizmet veren CSIS için çalışırken, Senato’nun Dış İlişkiler Komitesi’nde Demokratik Parti’nin idari işler sorumlusuydu. Blinken’ın bu görevde bulunduğu altı yılın dördünde Joe Biden komitenin başkanıydı.

 

Düşünce kuruluşlarıyla ve özel sektörle köklü bağlara sahip olan Blinken, Savunma Bakanlığı için ismi geçen Michele Flournoy ile birlikte WestExec isimli danışmanlık şirketini kurdu. Şirketin kadrosunda ulusal güvenlik bürokratlarından ve düşünce kuruluşlarından birçok isim yer alıyor. Şirketin müşterileri arasında büyük lobicilik grupları, ABD’li ve İsrailli savunma firmaları ve Fortune 100 listesinden şirketler var.

 

Blinken’ın danışmanlık kuruluşunun yakından çalıştığı şirketlerden biri de F-35’ler başta olmak üzere birçok kritik savunma projesinin üreticisi olan Lockheed Martin. Lockheed Martin, Blinken’ın bakanlığı için lobicilik yürütüyor, Blinken’ın medya görünürlüğü için sponsorluk yapıyordu.

 

Tony Blinken’ın babası Donald Binken, 1994’ten 1998’e kadar Amerika Birleşik Devletleri’nin Macaristan’daki büyükelçisiydi.

 

Yeni bakan Blinken, ABD’nin Suriye’de en başından beri yeterince güç kullanmadığını ve insan hakları ihlallerine yeterince cevap vermediğini düşünüyor. Blinken için Suriye’deki ana müttefik YPG olurken Türkiye’de önemli bir ortak. Çiçeği burnunda bakan Obama döneminde bu iki aktörün birbiriyle yan yana var olabileceği, hatta ABD ile birlikte ortaklaşa çalışabileceği görüşündeydi. Bugün artık sahada birçok şeyin değiştiğini kabul etse bile ABD’nin Suriye’de tekrar zemin kazanmasını ve insan hakları ihlallerine dur demesi gerektiğini düşünüyor.

 

2008 yılında uzun yıllardır tanıdığı Joe Biden’ın başkanlık kampanyasına katıldı. Daha sonra ilk Obama hükümetinde başkan yardımcısı Biden’ın ulusal güvenlik danışmanıydı. Bu dönemde Irak’tan Amerikan askerlerini çekecek tasarıyı ateşli bir şekilde savunması onu başta John McCain olmak üzere birçok Cumhuriyetçi senatörün eleştirilerinin odağı haline getirdi. Bu senatörler Obama’nın ikinci döneminde Blinken’in Dışişleri Bakanlığı’nda Bakan Yardımcılığına atanmasına muhalefet ettiler. İlerleyen yıllarda IŞİD’in güçlenmesinden sorumlu tuttukları kişiler arasında Blinken başta geliyordu.

+ There are no comments

Add yours