Kanunsuz Cellatlar: Kanadalı özel güvenlik şirketleri ve Afganistan

Kanunsuz Cellatlar: Kanadalı özel güvenlik şirketleri ve Afganistan

Yves Engler

Geçen ay, CBC’den Judy Trinh, eski özel kuvvetler mensubu David Lavery’nin Taliban’ın ülkeyi ele geçirmesinden önce düzinelerce insanı Kabil’den çıkarma çabaları hakkında bir hikâye yayınladı. Kanada silahlı kuvvetlerinin öncelikli olarak terörle mücadele ile görevli seçkin bir kolu olan Ortak Görev Gücü 2’nin kurucu üyesi olan Lavery, gazilerle koordineli olarak Kanada belgelerine sahip yüzün üzerinde kişinin Afganistan’dan kaçmasına yardım etti.

 

Hikâye, TV için yapılmış bir aksiyon filmi gibiydi. Şekerlemeli kahramanlıkların altında, özel güvenlik vurgunculuğunun Vahşi Batısı hakkında çok daha rahatsız edici bir anlatı yatıyor. Bu, Kanada’nın ana akım medyasının gün ışığına çıkarmayı reddettiği bir hikâye.

Özel güvenlik, kamu parası

Afganistan’daki yirmi yıllık feci savaş boyunca Kanada, savaştaki girişimlerinde yardım almak için özel güvenlik şirketlerine büyük ölçüde bağımlı oldu. Kuzey Amerika ulusunun Afganistan’daki operasyonlarında özel güvenlik şirketlerinin yaygınlığına rağmen, varlıkları medyanın neredeyse hiç ilgisini çekmedi. Kanadalılar, yabancı işgalinin bu tartışmalı unsurundan büyük ölçüde habersizler.

 

Lavery hakkındaki medya hikayeleri, Lavery’nin yaklaşık elli Afgan uyruklu çalışanı bulunan PSC Raven Rae Danışmanlık Hizmetlerini işlettiğinden bahsetti. Bununla birlikte, haber kaynakları, Lavery’nin kahramanlıklarına gösterdikleri ilgiyi onun şirketine aynı düzeyde göstermekten kaçındı. Şirketin sitesine göre, Raven Rae Afganistan’daki operasyonlarına 2010 yılında başladı. ABD ve NATO işgali sırasında Afganistan’a giren binlerce özel güvenlik şirketinden biriydi. Özel güvenlik sektörü araştırmacısı Anna Powles, Afganistan’ın “son yirmi yıldır küresel özel güvenlik sektörü için bir kolay para kazanma aracı olduğunu” söyleyecek kadar ileri gitti.

 

Özel güvenlik şirketleri Afganistan’daki günlük askeri operasyonların o kadar ayrılmaz bir parçasıydı ki, eski bir üst düzey ABD komutanı, şirketlerin ülkeden ayrılmalarının “Afgan Hava Kuvvetleri’nin kapasitesinin aşınmasına yol açtığını” belirtti. Aynı röportajda, kimliği açıklanmayan başka bir eski askeri yetkili, ordunun sağladığı “nihai güvenlik” olmadan bu özel orduların geri çekilmekten başka seçeneklerinin olmadığını söyledi.

 

Kanada’nın Afganistan’daki on üç yıllık askeri misyonunun zirvesinde, Saladin, DynCorp ve diğer özel güvenlik şirketlerinin emrinde, ülkeyi işgal eden NATO ülkelerinin çoğundan daha fazla sayıda silahlı adam vardı. 2008’de Kanadalı Tuğgeneral Denis Thompson şunları söyledi: Özel güvenlik firmaları olmadan burada başardıklarımızı elde etmemiz imkânsız olurdu. Afganistan’daki misyonun birçok yönü var, özel güvenlik firmaları tarafından gerçekleştirilen birçok güvenlik işlemi var ki bunlar orduya devredilirse görevimizi imkânsız hale getirecek. Her şeyi yapacak kadar adama sahip değiliz.

 

Federal hükümet, özel güvenlik şirketlerine on milyonlarca dolar harcadı. Kandahar eyaletindeki Dahla Barajı’nın onarımı için Kanada’nın imzaladığı 50 milyon dolarlık yardım projesini korumak için özel güvenlik şirketine 10 milyon dolar ödediler. Federal hükümet ayrıca Kabil’deki büyükelçiliğini korumak için Saladin ile sözleşme yaptı. Saladin, 2007’deki bir ziyaret sırasında Başbakan Stephen Harper’ın güvenliğini sağlamaya yardımcı olan ve Kandahar eyaletindeki ileri operasyon üslerinin korunmasıyla suçlanan şirketti. Saladin, özel sektöre ait orduların tehlikeleriyle ilgilenen herkesi endişelendirmesi gereken bir geçmişe sahiptir. Selefi Keenie Meenie Services, 1980’lerde Afganistan’da Rus güçleriyle savaşan İslami isyancıları eğitti ve büyük olasılık ile donattı da. Aynı zamanda İran-Kontra Olayı kapsamında Nikaragua’daki gizli operasyonlara da karışmıştı.

Kanunsuz cellatlar

Afganistan’daki özel güvenlik firmaları kötü bir şekilde denetlenmektedir. Farklı bölgelerden gelen çok sayıda silahlı adam, yerlileri güvensiz hissettiriyor. Bunun bir nedeni, birçok Afgan’ın özel güvenlik şirketlerinin suça karıştığına inanmasıdır. Yerel halk, İsviçre Barış Vakfı araştırmacılarına özel güvenlik savaşçılarının “kovboy gibi” davrandığını söyledi. Kanadalı bir subay Ağustos 2008’de bir özel güvenlik çalışanı tarafından öldürüldükten sonra, Kanadalı binbaşı Corey Frederickson, özel güvenlik çalışanlarının temaslı tatbikatlarda gördükleri her şeye ateş açtıklarını ve yaşanılanın yine böyle bir şey olduğunu düşündüklerini söyledi.

 

Birçok eski Kanadalı asker, emekliliklerinden sonra ya da ordudan ayrılarak Afganistan’daki özel güvenlik şirketleri açtı veya onlar için çalıştı. Örneğin, “2000’lerin ortalarında Kanadalı askeri gaziler tarafından” kurulan Tundra Grubu, Afganistan’daki ileri operasyon üslerini koruyordu. Toronto şirketi Globe Risk Holdings’in Kabil ve Kandahar’da ofisleri vardı, Afganistan’da bir ofisi olan Vancouver’daki Canpro Global gibi onlar da eski Kanadalı askerleri işe aldı.

 

Afganistan ve Irak işgalleri, Montreal merkezli GardaWorld’ün dünyanın en büyük özel güvenlik şirketi konumuna gelmesine yardımcı oldu. Son haftalarda, Montreal şirketinin yüzlerce çalışanı Afganistan’dan tahliye edildi. Dünya çapında yüz binden fazla çalışanı olan Garda, Esprit de Corps’a düzenli olarak reklam veriyor ve derginin Kanada Kuvvetleri’nden olan dergi okurlarını “askeri becerilerini bir GardaWorld kariyerine dönüştürmeye” çağırıyor. Garda’nın üst kademeleri eski Kanadalı subaylardan oluşuyor. Garda’nın Afgan operasyonlarının başkanı Daniel Ménard, daha önce Afganistan’daki Kanada Kuvvetleri operasyonlarına komuta etmişti. Ménard, Afganistan’da bir astı ile cinsel ilişkiye girmek ve pervasızca silahını ateşlemekten askeri mahkemeye çıkarıldı. Ménard’ın Afganistan’daki Garda için çalışması ona tartışmalı bir figür olarak ün kazandırdı. 2014 yılında silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla hapse atıldı. İki yıl önce, Afganistan’daki diğer iki Garda çalışanı düzinelerce ruhsatsız AK-47 tüfekle yakalandı ve üç ay hapis cezasına çarptırıldı.

 

Garda, Afganistan’da çok sayıda şiddet olayına karıştı. 2019’da Kabil’de patlayıcılarla dolu bir minibüsün yabancı uyrukluları taşıyan bir Garda aracına çarpması sonucu ölen bir düzine Afgan’dan üçü çocuktu. Aynı yıl, Taliban, Garda’nın ofislerinin bulunduğu komplekse otuz ölüye neden olan bir saldırı yaptı. Kathmandu Post, Garda’nın saldırıda öldürülen Nepalli bir çalışanın ailesine tazminatı yasadışı bir şekilde az ödediğini haberleştirdi.

 

Kanada’da özel güvenlik şirketlerinin uluslararası operasyonlarını kısıtlayan düzenlemelerin olmaması nedeniyle, davranışlarına neredeyse hiç itiraz edilmemektedir. Uluslararası hukuk uzmanları, Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Afrika’dan farklı olarak, Kanada’nın, Kanada dışında faaliyet gösteren Kanada özel askeri güvenlik şirketleri tarafından sağlanan hizmetleri veya yabancılar için çalışan Kanada vatandaşlarının davranışlarını düzenlemek için tasarlanmış bir mevzuata sahip olmadığını belirtmişlerdir. Ottawa, Paralı Askerlerin İstihdamı, Kullanımı, Finansmanı ve Eğitimine Karşı Uluslararası Sözleşmeyi imzalamadı. Ayrıca, BM İnsan Hakları Konseyi’nin paralı asker kullanımına ilişkin çalışma grubuyla çok az ilişkisi var.

Yabancı askeri birliklerin çekilmesi ve Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesi, Afganistan’daki büyük özel güvenlik şirketi endüstrisinin büyük bir kısmını yok etti. Afganların çoğu, ülkelerine egemen olan özel paralı askerlerin ve kiralık silahların sonunu görmekten büyük olasılıkla memnun. Ancak Kanada’da, ülkedeki özel güvenlik şirketi konuşlandırmasının olumsuz özellikleri medya tarafından büyük ölçüde bildirilmedi. CBC- diğer haber kuruluşlarının yanı sıra- Kanadalılara özel güvenlik güçlerinin Afganistan’da oynadığı rol hakkında bir tartışma borçlu.

Yves Engler tarafından kaleme alınan bu yazı 10 Ekim tarihinde jacobinmag.com sitesinde “Canadian Private Security Companies Have Wreaked Havoc in Afghanistan” başlığı ile yayınlanmıştır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

Actafabula Newsletter