İşgalden işgale Afganistan: Taliban’ın yükselişi ve yerelleşmesi

Sovyetler Birliği’nin Afganistan’dan çekilmesinin ardından devlet başkanı olarak görevde kalan Muhammed Necibullah, 18 Mart 1992 tarihinde yeni hükümetin kurulduğunu duyurdu. 1986 yılından beri devlet başkanı olan Necibullah’ın bir önceki görevi KGB’nin eğittiği KHAD ismiyle bilinen gizli servisin başkanlığı idi.37 https://www.independent.co.uk/news/obituaries/obituary-dr-najibullah-1365378.html Necibullah bu sayede Sovyet işgalinden sonra ülkeyi inşa edebileceğini, işgal karşıtı mücahit gruplar ile makul bir geçiş süreci kurabileceğini düşünüyordu.

 

Ancak bu geçiş süreci Necibullah’ın istediği gibi gitmedi. Yeni kurduğu Hizb-i Vatan partisi birçok parçaya bölündü ve bazı oluşumları ‘mücahit gruplara’ katıldı. Sovyetler Birliği’ne karşı mücadele veren ‘mücahit gruplar’, 29 Nisan 1992 yılında Burhaneddin Rabbani ve Ahmed Şah Mesud önderliğinde Kabil’e girerek İslam Devleti’ni kurduklarını açıkladılar.38 Rubin, B. (1993). Post-Cold War State Disintegration: The Failure of International Conflict Resolution in Afghanistan. Journal of International Affairs, vol. 46 no. 2, syf. 469

 

Kurulan bu hükümet aslında, ülkenin kuzeyinde Peştun olmayan, çoğunluğunu Taciklerin oluşturduğu bir hükümet oldu. 39 Afganistan’da etnisite ve savaş için bkz: Afghanistan’s ethnic conflict, A. Saikal,114-126; Ethnicity and the political reconstruction of Afghanistan, Condrad Shcetter, Center for Development Research (ZEF), University of Bonn, 2005 Sovyetler Birliği’nin işgali sırasında güneydeki Peştun aşiretlerin oluşturduğu silahlı gruplar Pakistan’dan yardım alıp, ülkede konuşlanmışlardı.40 Rubin, a.g.e. 478

 

Bu destekle ülke içinde altı temel oluşum ortaya çıktı. Muhammed Nebi Muhammedi’nin liderliğinde Afganistan İslami Devrimci Hareketi, Sibğatullah Müceddidi’nin Afgan Ulusal Kurtuluş Cephesi, üzerinde çok tartışılan bir isim olan Gülbiddin Hikmetyar liderliğinde Hizb-i İslam, yine Hikmetyar’ın oluşumu ile aynı ismi taşıyan Yunus Halis’in Hizb-i İslam grubu, Abdül Resül Seyyaf ve İttihad İslami ve Pir Ahmed Geylani’nin öncülük ettiği Afganistan Ulusal Cephesi.41 Katzman, K., Clayton T. (2013). United States Congressional Research Service, Afghanistan: Post-Taliban Governance, Security, and U.S. Policy, syf 2

 

Bu silahlı gruplar arasında sadece Özbek lider Abdül Raşid Dostum muhalif değildi. Kendisi, işgal sırasında Sovyetler Birliği destekli Komünist Afganistan Ordusu’nun kuzeyde konuşlu bulunan zırhlı kolordusunun komutanıydı.42 https://www.independent.co.uk/news/people/profiles/rashid-dostum-the-treacherous-general-9224857.html  

 

Afganistan’da bu kadar çok silahlı grup bulunması sonucunda Pakistan, bu gruplardan müteşekkil bir hükümet kurmak için adım attı. Sıbğatullah Müceddidi yönetiminde hükümete görevi devraldı. Devrik lider Necibullah, Hindistan’a kaçmak için havaalanına giderken mücahitlerce durduruldu. Birleşmiş Milletler’in Kabil’de ofisinde yaşamaya başladı.43 Emadi, H. (1999) New world order or disorder: Armed struggle in Afghanistan and United States’ foreign policy objectives, Central Asian Survey, vol. 18 no.1, syf 60

 

Yeni kurulan yönetimde hala taşlar tam yerine oturmamıştı. Başbakanlık görevi için Pakistan İstihbaratı’nın 1980 yılından beri desteklediği44 Rashid, A., Back with a Vengeance: Proxy War in Afghanistan. The World Today, vol. 52 no. 3,  syf 62 Hizb-i İslam lideri Gülbiddin Hikmetyar’ın adı geçti. Ahmed Şah Mesud’un bu karara karşı çıkması sebebiyle Hikmetyar, bu göreve talip olmadı. Tacik ve Peştun temelli başlayan bu yönetimsel ayrılık, iç savaşa dönüştü. Kabil’deki Rabbani ve Mesud yönetimine karşı savaş açan Hikmetyar, şehre şiddetli bir bombardıman gerçekleştirdi. Bu kuşatmanın sonucunda 25 binden fazla insan yaşamını yitirirken, şehrin yarısı da harap oldu.45 A. Saikal (1998) Afghanistan’s ethnic conflict, Survival, vol. 40 no. 2, syf 118

 

Hikmetyar ve Dostum’un Kabil’deki yoğun ve ağır bombardıman saldırıları sonucunda Rabbani, şehri terk etmek zorunda kaldı. Bu sırada şehirde bulunan başka bir güç olan Ali Mezari’nin kuvvetleri ise yaşanan bu çatışmalara katılmaktan kaçındılar. Rabbani ise Dostum’a karşı cihad ilan etti ve Kabil’e geri dönerek bazı bölgeleri geri aldı. 1994 yılında Kabil’deki çatışmalar devam ederken, ülkenin kuzeyinde de taraflar arasında savaş devam ediyordu. Rabbani, 1994 yılında savaşı bitirmek amacıyla ‘büyük şura’ adı verilen, Peştun, Tacik, Hazara ve Özbek gibi ülkenin çeşitli etnik unsurlarından oluşan büyük bir meclisi topladı. 46 Bkz: http://www.bbc.co.uk/turkish/indepth/story/2004/01/040114_afgan_loyajirga.shtml ve Khalilzad, Z. (1995). Afghanistan in 1994: Civil War and Disintegration. Asian Survey, vol. 35 no. 2, syf 149

 

1994 yılında Afganistan’da birbirleriyle savaşan iki farklı ittifak vardı. İlki, Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani’nin Cemiyet-i İslam’ın önderliğinde, Abdül Resul Seyyaf’ın İttihad-ı İslam’ı, Kabil ve kuzeydeki güçlü askeri komutan Ahmed Şah Mesud ve ülkenin batısındaki Herat’ta kontrolü elinde bulunduran İsmail Han’dan oluşuyordu. İkinci ittifakın başında ise Gülbiddin Hikmetyar’ın Hizb-i İslam’ı vardı. Hikmetyar, Abdül Raşid Dostum’un Ulusal İslami Hareket’i, Şii lider Ali Mezari’nin Hizb-i Vahdet ve Sibğatullah Müceddidi’nin Cebh-i Nicat-i Milli’sinden destek alıyordu. 47 Khalilzad, Z. (1995). Afghanistan in 1994: Civil War and Disintegration. Asian Survey, vol. 35 no. 2, syf 148

 

SSCB işgalinde Hikmetyar ve Müceddidi, Pakistan’dan direniş gösterirlerken, Raşid Dostum ise SSCB kontrolündeki Afgan Ordusu’nda komutandı.48 Ryan Wadle, Afghanistan War: A Documentary and Reference Guide, syf 14, Greenwood, 2018 Moskova’nın Afganistan’dan çekilmesinden sonra bıraktığı Necib Rejimi’nden ayrılarak kendi silahlı oluşumunu kurdu. 1992 yılında Rabbani ve Şah Mesud ile ittifak kuran Dostum, 1994 yılında Şah Mesud ile ilişkileri kötüleşince Hikmetyar’ın tarafına geçti. Yaşanan iç savaşta yer almayan başka oluşumlar da vardı. Örneğin, Mevlevi Yunus Halis’in Hizb-i İslam partisi gibi. Ancak Yunus Halis, o dönem kendisini Afganistan Emiri olarak ilan etti. Tarafsız olduklarını açıklayan üç parti mevcuttu. Bunlar, iç savaş yerine barışçıl ve diyaloğa dayalı çözüm arayan liderlerden oluşuyorlardı. Şii lider Muhmmed Asif Muhsini’nin Hareket-i İslam’ı, Pir Ahmed Geylani’nin Mahaz-ı İslam’ı ve Nebi Muhammedi’nin Hareket-i İslam-i İnkılabi partisi. Bu partiler haricinde 1994 yılında kurulan ve 1995’e kadar iç savaşa dahil olmayan Taliban da vardı. 49 Khalilzad, a.g.e., 148

 

Gülbiddin Hikmetyar, Sovyetler Birliği işgali sırasında Pakistan’dan doğrudan yardım alırken, Abdül Resül Seyyaf, Suudi Arabistan desteğine sahipti. Ancak Seyyaf ve Hikmetyar’ın ilişkileri oldukça iyiydi.50 Scheuer, M., (2011) Osama Bin Laden, Oxford: Oxford University Press, syf 124 Hizb-i Vahdet lideri ve ‘Tahran’ın Kabil’deki Adamı’ olarak bilinen Abdül Ali Mezari, 1982 yılından beri İran’dan destek görüyordu. 1995 yılında Taliban’ın kendisini esir almasından bir gün sonra öldürüldü.51 https://www.independent.co.uk/news/world/shia-leader-dies-after-capture-by-afghan-students-1611155.html Burhaneddin Rabbani’nin yönettiği Cemiyet-i İslami, çoğunlukla Taciklerden oluşuyordu. Kabil başta olmak üzere ülkenin kuzeydoğusu ve batısında etkindi.52 Saikal, A., Modern Afghanistan: A History of Struggle and Survival, Londra:  I.B.Tauris, syf, 211 Abdül Raşid Dostum ise Özbekistan ve Türkiye’nin desteğine sahipti. Gülbiddin Hikmetyar liderliğinde ve çoğunluğunu Peştunların Gilzay kolunun oluşturduğu Hizb-i İslam ise Pakistan’ın desteği ile ayakta kalıyordu. Afganistan’ın güney ve güneydoğu bölgelerinde aktif olan grup, kuzeyde de yer yer hâkim alanlara sahipti. Ancak diğer Peştun direniş gruplarına göre Afgan halkındaki etkisi daha azdı.53 Saikal, A. Modern Afghanistan: A History of Struggle and Survival. Londra:  I.B.Tauris, syf. 216

 

Taliban’ın doğuşu ve gelişmelere etkisi

 

1994 yılında Taliban’ın ortaya çıktığı zaman Kandahar’da anarşi hakimdi. Bölgede kız çocuklarına tecavüz edilmesine olan tepkiler Taliban’ın ortaya çıkışını ve güçlenmesini sağlayan ancak dile getirilmeyen sosyolojik temellerden biriydi. Bir medresede hoca olan Molla Ömer, tecavüzler sonrasında öğrencilerine bu suçu işleyenlerin cezalandırılmaları konusunu açtığında öğrencileri kabul eder. ‘Talebeler’ manasına gelen Taliban, Molla Ömer liderliğinde, suçu işleyenleri cezalandırmaya başlayarak aktif hale gelir. 54 Tanner, S. (2009). Afghanistan: A Military History from Alexander the Great to the War against the Taliban. Boston: Da Capo Press, syf. 279 Taliban’ın kuruluş sürecinde gerçekleştirdiği en önemli eylem ise aslında yardım konvoyunu kurtarması idi. Pakistan, Türkmenistan’a gidecek güzergâh için Kandahar ve Herat bölgelerini seçti. Afganistan sınırı geçen Pakistan konvoyu, Kandahar yolundayken silahlı bir grubun saldırısına uğradı. Kısa bir süre içerisinde Taliban bölgeye giderek, saldırgan grubu püskürttü ve konvoyu kurtardı.55 Crews, R., D. & Tarzi, A. (2009). The Taliban and the Crisis of the Afghanistan. Massachusetts, Cambridge: Harvard University Press, syf 158 Bölgede kısa sürede güç kazanan Taliban, Gülbiddin Hikmetyar’a ait bir askeri depoyu ele geçirerek, yönünü Kandahar şehrine çevirdi. Sadece dört gün süren çatışmalar sonucunda Taliban, şehri ele geçirdi.56 Fergusson, J. (2011) Taliban The True of the World’s Fiercest Guerilla Fighters. Londra: Corgi, syf 8

 

1995 yılının başlarında Taliban, Afganistan’ın üçte birini kontrol altında tutuyordu ve Kabil’in dış mahallelerinde konuşlanmış güçlere sahipti. Gülbiddin Hikmetyar’ın güçleri ise Kabil’in güneyindeki konumlarından doğuya çekilerek, Taliban ile Ahmed Şah Mesud’u karşı karşıya getirdi. Burada taraflar arasında Kabil’de ilerleme yaşanmadı. Muhtemelen bu nedenle Taliban yönünü Afganistan’ın batısına çevirdi. 1995 yılının bahar aylarında İran sınırındaki Nimruz bölgesinde harekât başlatan Taliban, Herat bölgesinde zorlandı. Aynı anda bu bölgede Taliban ile İran askerleri ile arasında çatışmalar kayda geçti.57 Larry P. Goodson (1998) “Periodicity and intensity in the Afghan War.” Central Asian Survey, Vol. 17, No. 3 s. 483 Ancak Eylül ayında Herat’ı alarak hem ülkenin yüzde 50’sine sahip oldu hem de Kabil’deki operasyonlarına yeniden başladı. 1996 yılının başlarında Ahmed Şah Mesud, Kabil’i savunmakta zorlanınca Hikmetyar, Dostum, Müceddidi ve Hizb-i Vahdet’in yeni lideri Kerim Halili, Devlet Başkanı Rabbani’ye yönelik baskıya başlayarak, aralarında ateşkes imzaladılar. Bu oluşum daha sonra Kuzey İttfakı olarak anıldı.58 Who are the Northern Alliance, http://news.bbc.co.uk/2/hi/south_asia/1652187.stm

 

Taliba’nın ortaya çıkışından Kuzey İttifakı’na giden yol

 

Kandahar’ı almaları ile isimlerini duyuran Taliban’a destek giderek arttığı yıllardı. Afganistan işgal sonrası çekişmelerin karmaşasında siyasi ve askeri olduğu kadar toplumsal olarak da yıkım yaşıyor, bu yıkım ise bu sefer iç çekişmelerden kaynaklanıyordu. Askeri ve siyasi nedenlerin tetiklediği sosyal vakalar ile harekete geçen Taliban kısa zamanda ülkedeki boşluğu doldurmaya başlamıştı. 1995 ve 1996 yıllarında binlerce kişi gruba katılmıştı. Onlarca bölgedeki anarşi ortamını, İslami kuralların geçerli olduğu bir düzene çevirmeye çalışan örgüt bir yandan yönünü doğuya çevirirken diğer yandan güneybatıdaki Gazne ve dağlık bölgelerde Hikmetyar’ın güçleri ile çatışıyordu.

 

Kuzey İttifakı’nı şekillendiren bu süreci anlaşılır olabilmesi için Taliban’ın ortaya çıkışından sonraki sürecin bazı askeri kısımlarını tekrar hatırlamakta fayda var.

 

İlerleyişini devam ettiren Taliban, Kabil’in güneyindeki bölgeleri ele geçirirken, Celalabad’ı alarak, Hikmetyar’a Pakistan’dan gelen desteği kesti.59 Ralph H. Magnus Asian Survey, Vol. 37, No. 2, A Survey of Asia in 1996: Part II, Feb., 1997, pp. 111-117 Bu arada Şah Mesud ile Hazaralar arasındaki soruna Hazaraların çağrısı ile müdahil olan Taliban bir yandan da Kabil’e üç farklı yönden saldırmaya başlamıştı.

 

Bu sırada da Afganistan’ın batısında, İran sınırına yakın Herat bölgesinde de İsmail Han ile savaşan Taliban, burada gerilemeler yaşadı. 1995 yılının Eylül ayında Taliban, karşı saldırı ile Herat’ı ele geçirirken, İsmail Han İran’a kaçmak zorunda kaldı. Ahmed Şah Mesud ise Raşid Dostum ile beraber kuzeyde mücadele ederken, asıl tehdidin güneyden geldiğini fark etmişti. Taliban ile sorun yaşayan Hazaralar, Kerim Halili liderliğinde Hizb-i Vahdet çatısı altında Rabbani hükümeti güçlerine katıldı. Ancak 1996 yılının Eylül ayında Şah Mesud, Taliban’ın şehre girmesi ile Kabil’den ayrıldı.. Ardından Şah Mesud’un peşine düşerek kuzeye ilerleyen Taliban ile Şah Mesud ve Raşid Dostum’un birlikleri arasında çatışmalar yaşandı. Ancak Raşid Dostum’un yardımcısı Melih Pehlivan’ın Mezar-ı Şerif’te Taliban safına geçmesiyle şehir, 1996 yılının Mayıs ayında grubun eline geçti.

 

Bu şehrin diğerlerinden farkı ise Türkmen, Özbek, Tacik gibi etnik unsurlar çok sayıda barındırmasıydı. Taliban, Mezar-ı Şerif’teki Hazaralar ve Özbekleri silahsızlandırmak istemesi üzerine Melik Pehlivan’ın önderliğinde şehirde Taliban’a karşı çatışmalar başladı. Raşid Dostum’un Türkiye’ye gitmesinin ardından 1997 yılının Haziran ayında Ahmed Şah Mesud, Kerim Halili ve Melik Pehlivan öncülüğünde Kuzey İttifakı adıyla bilinen Afganistan Birleşik İslami Kurtuluş Cephesi kuruldu.  Bu ittifaka daha sonra Raşid Dostum, İsmail Han ve Hacı Abdül Kadir gibi liderler de katıldılar.60 Saikal, A. (2004). Modern Afghanistan: A History of Struggle and Survival. Londra, I.B.Tauris, syf. 229

 

1997 yılı Kuzey İttifakı için kötü geçiyordu. Hazara Şiileri ile Dostum’un Özbek güçleri birbirleriyle çatışıyorlardı. Ayrıca Hizb-i Vahdet içerisindeki gruplarda ayrılıklar baş gösteriyordu. Rusya, Özbek ve Şiilerin arasını düzeltmeye çalışırken, İran, Hizb-i Vahdet’i yekpare halde tutmaya çalışıyordu. Tam da bu sırada Ahmed Şah Mesud, Tahran’a giderek Kuzey İttifakı’nın parçalanmasını önlemek için yardım istedi. Taliban ise kış aylarında yaşanan bu çatışmaları sadece izliyordu.

 

1998 yılının ortalarında Rusya ve İran, Kuzey İttifakı’na yardım ederlerken, Suudi Arabistan ve Pakistan ise Taliban’a destek sağlıyordu.61 Afghanistan a modern history, Angelo Rasanayagam, 2003, 154-157 Aynı yıl içinde Melik, Taliban’a karşı kuzeyde yenilgiler yaşayınca İran’a kaçtı ve yerini Dostum aldı. Bu evrede Dostum güçleri Taliban’a karşı kısmi bir ilerleme sağladı. 1998 yılının sonbaharında Hazara güçlerinin Taliban karşısında kaybetmeye başlamasıyla Kerim Halili Moskova, Tahran, Yeni Delhi ve Ankara’ya ziyaretler düzenleyerek yardım talep etti. 1999 yılına kadar kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde Şah Mesud ve Dostum ile savaşan Taliban, ülkenin yüzde 90’ının kontrol ediyor vaziyetteydi. Kuzey İttifakı ise Tacikistan sınırındaki küçük bir alanı ve Şah Mesud’un doğduğu yer olan Pençşir Vadisi’ndeydi.62 Rasanayagam, a.g.e., 280-285

 

Bin Ladin ve sonrası

 

1996 yılının Mayıs ayında el Kaide lideri Usame bin Ladin, Afganistan’ın Celalabad şehrine gitti. Burada kendisini Hizb-i İslam lideri Yunus Halis karşıladı. Burhaneddin Rabbani ve Gülbiddin Hikmetyar’ın Bin Ladin’in dönüşüne onay vermelerine ve diğer Afgan mücahitlerin kendisini ağırlamak istemesine karşın Ladin, Yunus Halis’in yanında kaldı. Bunun sebebi ise Yunus Halis’in iç savaşa dahil olmamasından kaynaklanıyordu.63 Scheuer, M., Osama Bin Laden. Oxford University Press, s. 105 Bin Ladin, Celalabad’a gittiği dönemde şehir, Taliban’ın kontrolünde değildi. Aynı yılın Temmuz ayında Taliban şehri aldığı zaman Bin Ladin ile Taliban yetkilileri arasında bir görüşme gerçekleşti. Bu görüşme sonucunda Taliban, Bin Ladin’i koruyacağına söz verdi.64 Scheuer, age s. 106

 

1998 yılında El Kaide, Afrika’daki Amerikan büyükelçiliklerine saldırılarını gerçekleştirdi. Bu saldırılara cevap olarak da Amerika, Afganistan’daki el Kaide noktalarına hava saldırıları düzenledi.65 https://edition.cnn.com/2013/10/06/world/africa/africa-embassy-bombings-fast-facts/index.html Amerika’nın Taliban’a el Kaide ile baskıları sürerken, Bin Ladin, Taliban’ın en büyük rakibi Ahmed Şah Mesud’u öldürmek için hazırlandığı iddia edildi. Bu hamle ile El Kaide’nin, Şah Mesud’un ölümüyle Kuzey İttifakı’nı zayıflatıp, Taliban’ın önünü açmak istediği öne sürüldü. 9 Eylül 2001’de bombalı saldırı ile Ahmet Şah Mesud öldürüldü.

 

Bu saldırıdan sadece 2 gün sonra 11 Eylül 2001’de New York’taki ikiz kulelere sadırılar gerçekleştirdi.66 Scheuer, a.g.e., 127-128 Saldırılardan bir ay sonra Amerika, ‘Kalıcı Özgürlük Operasyonu’nu başlatarak, 7 Ekim 2001’de Afganistan’a hava saldırıları düzenledi. Ülke içerisinde ise Kuzey İttifakı ile Taliban’a karşı mücadele verdi. Beş ay süren operasyon neticesinde Taliban’ın ülkedeki operasyonel gücü minimum seviyeye düşürüldü.67 Joseph J. Collins, Understanding war in Afghanistan, syf 46-47, National Defense University Press Washington, D.C. 2011

 

11 Eylül sonrası yerelleşme ve Şuralar

 

Taliban’ın liderliğinin çoğu Kandahar şehrinin dışındaki çevre köylerde doğup, büyüdü. Sosyal hayat ve eğitimin oldukça kısıtlı olduğu bölgede genelde tarımla uğraşılıyor. Kandahar ve çevresinde yer alan Popalzay, Alikuzay ve Barakzay gibi Peştun aşiretleri kırsal bölgede oldukça etkinlerdi. Komünist hükümetin, bölgedeki aşiret liderlerini hedef almasıyla yapılan cihad çağrılarına ek olarak bölgedeki medreselerin çok sayıda olmasıyla dini liderlerin güçlenmesi sonucunu doğurdu. Sovyetler Birliği’ne karşı Kandahar bölgesinde savaşan ve daha sonraları Taliban’ı kuracak savaşçılar, dine sıkı sıkıya bağlı olarak savaştılar. Taliban’ın ortaya çıkmasında dine olan bu bağlılık etkendi. Zira din adamı olarak yetişen öğrenciler, ülkeyi anarşi ortamından, İslam ile yönetilen bir duruma getirmeyi kendi tasarruflarında görüyorlardı.68 Peter Bergen – Katherine Tiedemann, Talibanistan: Negotiating the Borders Between Terror, Politics, and Religion, syf 5-8

 

2001 yılında Taliban, Afganistan’daki hakimiyetini kaybedince yerelleşen güçleri şuralar yönetmeye başladı. Ketta Şurası, Rehberi Şurası’nın (Taliban Yönetimi) kısaltılmışıdır; komisyonlar, ofisler ve silahlı gruplar, Ketta Şurası’nın emri altında görevlerini icra ederler. Bu şuranın alt birimleri yani bölgesel şuralar bulunmaktadır. Miran Şah Şurası; Kuzey Veziristan’daki Miran Şah’ta bulunur ve Hakkani Ağı’ndan oluşur. Peşaver Şurası; Doğulu aşiretlerden oluşan küçük birliklerden oluşur. 69 Afghanistan: Taliban’s organization and structure, Dr. Antonio Giustozzi, s. 5-9, Landinfo 2017

 

Ketta Şurası’nın yönetimini tanıyan halihazırda iki şura mevcut ve bu şuralar çeşitli bölgelerden sorumlular. Miran Şah Şurası, Paktiya ve Lugar bölgelerinde yönetimdeyken, Kabil ve Doğu Afganistan (Nangerhar, Lağman, Kunar ve Nuristan) bölgelerinde ise Peşaver Şurası bölge komutanlığı olarak operasyonlarını icra ediyor. Ülkenin geri kalan bölgelerinden ise Ketta Şurası sorumlu.

 

Kuzey Şurası; Karargâhı Bedehşan’da bulunan şura, 2015’in sonlarında Peşaver Şurası üzerinden şekillendi. Baryal Mahaz, Cundullah Mahaz ve Habibullah Mahaz adlı 3 büyük oluşumu kapsıyor.

 

Meşhed Şurası; Merkezi, İran’ın doğusundaki Meşhed’te bulunmaktadır.70 Iran’s Shifting Afghan Alliances Don’t Fit Easy Narratives, https://foreignpolicy.com/2020/02/18/suleimani-war-quds-iran-shifting-afghan-alliances-dont-fit-easy-narratives/ Bu şuranın büyük bir merkezi gücü olmakla birlikte kademeli olarak merkez güce ilave olan özerk yapıya sahip bazı oluşumlara sahiptir. Taliban lideri Haybetullah Ahunzade’nin cephesi de bu şuraya dahildir. Bu şura, Taliban karşıtları tarafından yapılan yorumlarda ‘ofis’ olarak tanımlanıyor zira Ketta Şurası, 2011’de Meşhed Şurası’nı bölgesel komutanlık olarak kurmuştu. 2016 yılında Abdül Kayyum Zakir ve cephesi, Meşhed Şurası’nı terk ederek, Pakistan’a gitti. Meşhed Şurası, ülkenin batısındaki Herat, Badğis, Gor, Nimruz ve Ferah’ta hakimiyet ilan ederken, operasyonlarına güneye, Helmend, Kandahar, Zabul ve Gazne ile Faryab, Cuzcan ve Kunduz bölgelerine de genişletiyor.

 

Resül Şurası; İslam Emirliği Yüksek Konseyi. Ferah’ta bulunan bu şura, Ketta Şurası’na muhalif haldedir. Ketta Şurası’ndan ayrılan Ubeydullah İşakzay ve Abdül Kayyum Zakir ile de ittifak halindedir. Resül Şurası, bütün Afganistan üzerinde hakimiyet iddia ediyor. Ancak Ubeydullah ve Zakir’in ekiplerinin olduğu batı ve güney bölgelerinde aktif.  71 Giustozzi, s. 6-7

 

Kuzey Şurası, Peşaver Şurası’ndaki çeşitli gruplardan oluşan bir koalisyon halindeyken Miran Şah Şurası, sadece Hakkani Ağı’ndan oluşan bağdaşık bir şura. Hakkanı Ağı, içteki tutarlılık ve disiplinle yıllar içerisinde güçlü bir iktidar kurdu.

 

Amerika ve ardından uluslararası koalisyonun Afganistan’daki operasyonları nedeniyle halihazırda sosyolojik bir tabana sahip olduğu için Taliban yerelleşerek küçüldü. Uzun bir dönem şuraları ve bu şuralara bağlı gevşek ağ örgütlenmeleri ile ABD’ye karşı operasyonları koordine eden Taliban’ın bu yapısı siyasi ve askeri olduğu kadar istihbarat paylaşımı da yapıyorlar. Ne var ki şuralar arasında tam bir uzlaşma yok.

 

Kuzey Şurası, Ketta ve Meşhed Şuraları ile kesintili olarak iş birliği içerisindeyken, Resül Şurası ile ilişkilerini sürdürüyor. Meşhed Şurası, 2016 yılında Ketta Şurası ile koordineli olarak çalışmayı başladı. Ancak Taliban’ın lideri Heybetullah Ahunzade’nin İran’a gitmesiyle bu iş birliği durdu, Resül Şurası, Ubeydullah ve Zakir cepheleriyle iş birliği içerisinde.

 

Taliban’ın medya işlerini yürüten enformasyon ofisi ise sadece Ketta Şurası’na bağlı olarak çalışıyor. Ofis, Miran Şah, Peşaver, Kuzey ve Meşhed şuralarına dair faaliyetleri servis etse de Resül Şurası’na dair herhangi bir yayında bulunmuyor.72 Giustozzi, s.11

Actafabula Newsletter