BAAS’ın Güvenlik Kurumlarında Rusya

Kremlin, 2015 yılında aldığı kararla Şam Yönetimi’ne destek olmak amacıyla askeri güçlerini Suriye’ye sevk etti. Kara, deniz ve hava alanlarında Şam’a yönelik yaptığı yardımlar geçtiğimiz dört yıl boyunca hala işlevini sürdürüyor. Şam’ın yapılan bu yardımlar için karşılığı olarak ödeyeceği bedellerden bir tanesinin kendi güvenlik kurumlarındaki Moskova yönünden esen rüzgarların olması bekleniyor. 

 

Hali hazırda Rus Savunma Bakanlığı, bu rüzgarın istikrarlı esmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Rusya, iç savaş sırasında oldukça zayıf düşen Şam’a bağlı ordunun yeniden yapılandırılması için özenle çalışıyor. Genellikle ülkenin güneyinde savaşmış Tümen seviyesindeki birliklerin inşa edilmesi için son birkaç yıldır çalışan Rus subaylar, bu birliklerin iyileştirilmesi için bazı yöntemler kullanıyor. Kendi ekipmanları ve eğitimlerinden geçirdikleri bu birliklere, eski muhalifleri ve Şam’a bağlı milis örgütleri ekliyorlar. Ancak Rusya’nın Suriye’deki askeri birlikleri kendisine göre düzenlemesinin merkezinde ise kısa süre önce 25. Özel Amaçlar Tümeni adını alan Kaplan Güçleri yer alıyor.

 

Rusya’nın Gözdesi: Kaplan Güçleri

 

Şam Yönetimi’nin en ünlü askeri birliği olan Kaplan Güçleri, 2013 yılının Sonbaharında Süheyl Hasan’ın komutasında kuruldu. Hasan, bu göreve getirilmeden önce Hava Kuvvetleri’nin özel operasyonlar ve istihbarat birimlerinde görev yapmış bir isim. 4. ve 11. Tank tümenlerinden seçilen subayları yönettiği grubun milis gücünü ise Hava Kuvvetleri İstihbarat İdaresi’nin eğittiği siviller karşılıyor. Kaplan Güçleri’nin ‘ünlü’ olmasının sebebi ise ‘zaferle’ anılıyor olması. Ancak bu askeri kazanımların altında iki unsur yatıyor; ilki, süregelen çatışmalar sebebiyle yorgun düşen karşıt güçlere yönelik taze kuvvetler olarak yeni saldırılar düzenlemeleri. İkincisi ise zırhlı araçları ve topçu sistemleriyle hareket etmeleri. Gittikleri cephelerde topçu ateşi kullanarak, karşıt gücü yıpratma taktiği Kaplan Güçleri tarafından sıklıkla uygulanıyor. 

 

Rusya’nın Suriye’ye gerçekleştirdiği askeri müdahale ile birlikte Kaplan Güçleri artık sadece kendi ağır silahları değil, Rus Hava Kuvvetleri’ne ait bombardıman jetleri ve taarruz helikopterlerinin de desteğiyle ilerlemeler kaydediyor. Rusya’nın ‘gözbebeği’ Kaplan Güçleri’ne olan desteği ise 2016 yılının başları gibi erken bir tarihte başladı. 25 https://southfront.org/syrian-armys-tiger-forces-history-and-capabilities/   Bunun ilk işareti ise 2016 yılının Ocak ayında Süheyl Hasan’a Humeymim Hava Üssü’nde Rusya’nın madalya vermesi oldu. 26 https://twitter.com/Iman84NL/status/686653392501010432  

 

Ancak diğer Rusya destekli komutanların aksine Süheyl Hasan’ın bir ayrımı vardı. 2017 yılının Aralık ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Lazkiye’de yenen bir öğlen yemeğinde masada sadece iki Suriyeli vardı. Beşar Esad ve Süheyl Hasan. Rus Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun olduğu masada Şam Yönetimi Savunma Bakanı Ali Abdullah Eyüb dahi bulunmuyordu. Eyüb o gün Putin ile sadece Basil Esad Havaalanı’nda bir araya gelebildi. Vladimir Putin ile yemek ve Rus Genelkurmayı’nın madalya vermesinin ardından Süheyl Hasan, 2018 yılının Nisan ayında Şam’ın doğusundaki Dumayr şehrine yaptığı ziyaret sırasında Rus askerleri tarafından korunurken görüntülendi.27 https://politicalhotwire.com/threads/russian-sof-protect-syrian-general.192053/  

 

2019 yılının Ağustos ayında önemli bir değişiklik yaşandı. Kaplan Güçleri, İran etkisinde olan Hava Kuvvetleri İstihbaratı’ndan 28 https://www.al-monitor.com/pulse/originals/2019/06/russia-iran-syria-military-reform.html alınarak Kara Kuvvetleri’ne bağlı şekilde “25. Özel Amaçlar Tümeni” adıyla Süheyl Hasan komutasında görevine devam etmesi kararlaştırıldı. 29 https://international-review.org/the-25th-division-syrias-tiger-forces-get-rebranded/  Rusya’nın özel birliklere verdiği destek halen Rus yayın organları tarafından servis ediliyor. Eylül ayında Russia Today (RT) kanalının yayınladığı bir videoda Şam yakınlarındaki bir özel kuvvetler birliğine bizzat Rus askerlerin gözetmenlik yaptıkları aktarıldı. 30 https://english.enabbaladi.net/archives/2019/11/the-syrian-army-between-russian-control-and-iranian-infiltration/  

 

İç savaş öncesinde Şam Yönetimi bünyesinde özel kuvvet personeli olarak görev yapan eski bir subay ile gerçekleştirilen görüşmede kendisi hem subay yetiştirme okullarında hem de özel kuvvetler kurslarında Rus askeri eğitim doktrinine uygun eğitimler verildiğini ancak Rus subaylarının bu eğitimlerde yer almadıklarını aktardı. 31 Hamza Tümeni özel kuvvetler eğitmeni ile yapılan görüşme, Çobanbey, Haziran 2019

 

Moskova’ya Uygun Ordu Kurmak

 

Rusya’nın Şam Yönetimi bünyesinde kurduğu ve Kaplan Güçleri ile o dönem yakından çalışması amaçlanan iki askeri birlik vardı; 4. ve 5. Gönüllü Taarruz kolorduları. Bu iki birlik bünyesinde Suriyeli subaylar barındırsa da esasen eğitimleri ve yönetim Rus komutanlarının elinde.32 Ellis, G. (2018) “Russia’s military campaign in Syria, September 2015 to December 2017 – new warfare and lessons identified?” Changing Character of War Centre Pembroke College, University of Oxford With Axel and Margaret Ax:son Johnson Foundation, s. 9 32 5. Gönüllü Taarruz Kolordusu’nun Rusya’nın desteğiyle kurulduğunu bizzat Savunma Bakanı Şoygu, 2017 yılının Kasım ayında açıkladı.33 http://eng.mil.ru/en/news_page/country/more.htm?id=12149743@egNews  

 

Suriyeli gazeteci İbrahim Hamidi, 5. Kolordu’nun varlığını, Fransız Mandası döneminde kurulan Levant Ordusu’na benzetmekle birlikte İran ve Rusya’nın askeri kurumlarda kurmaya çalıştığı nüfuzu eleştiren bir yazıyla dış müdahaleciliğe bu noktada dikkat çekti.34 https://arabist.net/blog/2017/1/24/in-translation-russias-army-of-the-levant Kurulan bu birlikler, bünyesinde eski milisleri de barındırıyor. Rusya, böylece iç savaş sırasında tükenmiş olan orduyu Şam’a milis güçler üzerinden geri kazandırmayı amaçlıyor. Ancak bunu yaparken kendi kurallarını, ileride Suriye’de kalıcılığının garantisi olacak bir sistem ile, dayatarak kurmayı amaçlıyor. 

 

Rusya’nın eğitim verdiği ve donattığı diğer birlikler arasında 1., 9., 10., ve 11. tümenler yer alıyor. Moskova, bu birliklere kısa zamanlar içerisinde eğitim vererek, kendi silah sistemleri ile donatıyor. Yine etkisi altındaki askeri birlikleri güçlendirmek için uzlaşma süreçleri ile rejime karşı silahlı faaliyetlerine son veren eski muhalifleri bu birliklerin bünyesine dahil ediyor. Örneğin, 2018 yılında Kuneytra’da yapılandırılan 9. Tümen, Ceble’de eğitilen eski muhalif savaşçıları bünyesine almıştı. Bu eski muhalif savaşçıların çoğunun Suriye’nin güney ili Deraa’daki uzlaşma sürecinde silah bırakanlar olduğu biliniyor. 9. Tümen’e bağlı iki tabur, hali hazırda İdlib’in güneyinde süren askeri operasyonlara katılıyor. 

 

2018 yılının son aylarında Rusya ele aldığı 1. Tümen’i yeniden yapılandırılmaya başladı. Bu yapılandırılma kapsamında 57. ve 68. tugaylara bağlı askerler, Rusya’nın yanında yer alarak Menbic’te YPG/PKK ile Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu arasında tampon görevinde yer aldılar.  35 https://tr.euronews.com/2018/12/28/ypg-sam-yonetimini-menbic-e-davet-etti  Bu birlikler daha sonra Rusya’nın Menbic’in batısındaki Arima nahiyesinde Rus askerleri ile beraber kalıcı şekilde konuşlandılar.

 

Rusya’nın askeri yapılanmaları bu tümenlerle sınırlı kalmadı. Suriye’nin güneyinde Deraa, Kuneytra ve Kalamun’daki pek çok eski Özgür Suriye Ordusu savaşçısı ile zorunlu askerlik ve işsizlik nedeniyle Şam saflarına katılanlar Rusya’ya farklı tugay ve tümenleri yeniden organize etme kolaylığı sağladı. 

 

Bunların arasında göze çarpanlardan biri de Şam’ın en küçük tümenlerinden olan 10. Tümen. Ülkenin güneyinde üslenip eğitim faaliyetlerini sürdüren bu tümen Rusya’nın müdahalesi ile eğitim alanını  Tartus’a taşıdı. Diğer bir birim olan 11. Tümen, iç savaşın başından beri çeşitli cephelerde çok sayıda asker ve üst rütbede subay kayıpları yaşayan, tecrübeli personelden ziyade yeni askerlerden oluşuyordu. 11. Tümen, Rusya’nın verdiği destek ile İdlib’te yürütülen harekata en başından dahil olan birlikler arasında. Rusya’nın desteklediği bu birliklerin her birindeki muharip asker sayısının sekiz bin ila on beş bin 36 https://www.mei.edu/publications/lion-and-eagle-syrian-arab-armys-destruction-and-rebirth#pt12  arasında değiştiği ifade ediliyor. 

 

Anlaşıldığı üzere Rusya, kendi piyade ve zırhlı birlikler gücünün sahada Şam Yönetimi’ne yardımda bulunmaması ve İran ile güvenlik kurumlarında yaşanan nüfuz mücadelesinde atılım yapabilmek için iç savaş sırasında bu birliklerin hızlı bir şekilde yapılandırılma yolunu tercih ediyor. Öyle ki bu birliklere hem eski muhalifleri hem de çeşitli milis örgütleri dahil ederek asker sayısı açısından genişletmeyi hedefliyor.

 

Rusya, orduyu yeniden kurarken bu alanda kendi başına çalışmıyor. Şam’a bağlı Askeri İstihbarat’ı destekleyerek, 2018 yılından beri askeri birliklerin karargahlarında denetlemeler yapıyor. Rusya’nın askeri birlik oluşturmakta en ince ayrıntısına kadar uğraştığı hatta ofislerin camlarını bile kendisinin seçtiği birlik ise İdlib’te yürütülen operasyona katılan 1. Tümen’e bağlı 61. Piyade Tugayı oldu. Bu tugay, Şam’ın sahip olduğu en büyük muharebe birliği konumunda. Dera’da konuşlunan 52. Tugay da tıpkı Rusya’nın önceki birliğe verdiği önemde bir yeniden yapılandırılma sürecini tamamladı. 37 Al-Dassouky, A., Navvar, Ş., Hashem A., A., Tallaa M., Majani A. (2019). The Syrian Military Establishment in 2019: Sectarianism, Militias, and Foreign Investment, “Omran Center for Strategic Studies”, s. 55  

 

Şam Yönetimi’nin subay alımlarından sorumlu birim adı değiştirilerek “İnsan Kaynakları Bölümü” adını aldı. Bu değişim elbette sadece isim değişikliğiyle sınırlı değildi. Bizzat Rus subayların kontrolünde olan bu birim, Rusya’ya eğitim için yollanacak birlik ve subayların Moskova’ya olan sadakatlerine göre seçiliyor. 38 Al-Dassouky, A., Navvar, Ş., Hashem A., A., Tallaa M., Majani A., a.g.e, s. 56 Bu sadakatin aranmasındaki sebeplerden bir tanesi de ülkedeki İran varlığı. İran, Şam Yönetimi’ni askerî açıdan desteklemek amacıyla 2012 yılında bizzat Devrim Muhafızları’nın eğittiği bir milis örgüt kurdu.39 https://www.bbc.com/news/world-middle-east-34572756  “Ulusal Savunma Güçleri” adıyla bilinen bu yapılanma içerisindeki milis birlikler, Rusya’nın güvenlik kurumlarında yapılandırmaya gitmesiyle, düzenli ordudan koparılmaya başlandı.40 Barmin, Y. (2018). “Reforming the Syrian Arab Army: Russia’s vision”, Geneva Centre for Security Policy, s. 5  

 

Rusya ve İran’ın askeri kurumlar üzerinde kurmaya çalıştıkları nüfuz mücadelesi zaman içinde tarafların müdahaleleri ve karşıt girişimleri keskinleşti. Nisan ayında gerçekleşen devam eden İdlib operasyonundaki ana kara birlikleri arasında İran destekli herhangi bir oluşum Rusya tarafından istenmemişti.41 https://www.albawaba.com/news/behind-stalling-idlib-offensive-diplomatic-spat-between-russia-and-turkey-playing-out%C2%A0-1292280 Rusya, Sovyetler Birliği’nden beri büyük etkisi olan güvenlik kurumlarında yeniden güç kazanmaya çalışıyor. Bu sebeple de İran’ın kritik değere sahip bu kurumlardaki var olan gücünü kırmak ve olası gücünü elemek için çalışıyor. Cephe hatlarına kendi desteklediği güçleri sevk edip, muharebeleri kazanmak için orantısız güç kullanmaktan çekinmeyen Rus Savunma Bakanlığı, kendi denetimindeki askeri birliklerin başarıları üzerinden güç kazanımını hızlı ve kolayca sağlamak istiyor. Bunun bir değer avantajı ise Rusya’nın verdiği askeri eğitimin kalitesinin görülebilmesi, eksikliklerin giderilerek, yeni savaş ortamlarına uygun eğitim doktrinleri geliştirilmesine de olanak sağlayacağı gerçeği göz ardı edilemez.

 

İstihbaratta Köşe Kapmaca

 

Moskova ve Şam arasındaki ilişki uzun seneler öncesine dayanıyor. Soğuk Savaş döneminde Kremlin, Şam’a her alanda yardımda bulunarak Akdeniz’de güçlü bir müttefiki elinde bulundurmak istemişti. Yaklaşık elli yıldır gelen bu ikili ilişkilerin dallarından birisi istihbarat alanında gelişti. Rusya’nın Suriye’deki varlığı her ne kadar son dört yıldır gündemde olsa da iki ülkenin istihbarat alanındaki işbirliği daha öncesine dayanıyor. İç savaş sırasında Muhalifler, İsrail sınırları yakınlarında ele geçirdikleri bir üssün, Rus askeri istihbaratı ve Şam’a bağlı istihbarat kurumlarınca kullanılan müşterek bir üs olduğunu fark ettiler. “Merkez C” adı verilen bu üssün ana görevi İsrail’e karşı sinyal istihbaratı yapmaktı.

 

Bu üssün tam olarak hangi tarihte kurulduğu bilinmese de iç savaştan da önce aktif olarak çalıştığı görünüyor. Kremlin, bu yeniden yapılandırılmayı fırsat bilerek Şam Yönetimi içerisinde güvenlik alanındaki karar mercileri içerisinde etkin kişiler bulundurmayı amaçlıyor. Rusya’nın yakından çalıştığı ve Şam’ın güvenlik ağını kendisine uygun şekilde kurmasında etkin rol oynayan askeri istihbaratın tepe noktasında 2019 yılının Nisan ayında önemli bir değişiklik yaşandı. 2015 yılında teşkilatın başına getirilen Rusya’nın desteğine sahip General Muhammed Mahalla yerine İran destekli General Kifeh Milhem atandı.42 http://country.eiu.com/article.aspx?articleid=1427910326&Country=Iran&topic=Politics&subtopic=Forecast&subsubtopic=International+relations&u=1&pid=177878401&oid=177878401  

 

Bu atamanın devamında ise Şam Yönetimi’nin istihbarat kurumlarının yönetiminde toplu değişiklikler yaşandı. Ulusal Güvenlik Büro Şefi Ali Memlük, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’na atanırken, Lübnan’da Hizbullah’a ait bir sağlık merkezinde tedavi gören Hava Kuvvetleri İstihbarat Şefi Tümgeneral Cemil Hasan ise istifa etti. Avrupa ve Orta Doğu ülkeleriyle iletişim halinde olan Ali Memlük, CIA ile 2017 yılında Şam’da görüşen kişiydi.43 https://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-usa/u-s-official-met-syrian-security-chief-in-damascus-official-report-idUSKBN1D31LL Uzun yıllar boyunca Şam’ın iç ve dış güvenliğini ilgilendiren ince ipliklerle örülmüş bir ağın her bir köşesinde yer alan Memlük’ün bu atamasının Moskova tarafından yapıldığı lanse edilmekle birlikte Cemil Hasan’ın istifası için de yine Moskova işaret ediliyor.44 https://www.al-monitor.com/pulse/originals/2019/07/russia-syria-iran-security-apparatus-reform.html  

 

2019 yılının yaz aylarında istihbarat yönetiminde toplu değişiklikler yaşandı. Bu değişiklikler; Politik Güvenlik İdaresi, Devlet Güvenlik İdaresi, Ulusal Savunma Genel Sekreterliği makamlarında yaşandı. Rusya ve İran arasındaki güç mücadelesi kapsamında yaşanan bu değişikliklerde her iki ülke de Şam’ın güvenlik kurumlarındaki kontrolü sağlamak amacıyla ellerinden gelen çabayı sarf ediyorlar. Rusya’nın hamleleri elbette sadece yönetim katıyla sınırlı kalmıyor. Mevcut ve kökleşmiş kurumlar yerine kendisinin gözetiminde yeni birimler kuruyor. Bu sebeple de Rusya, üç yeni istihbarat birimi kurdu. Politik Güvenlik İdaresi’nin bünyesinde görev yapması amacıyla kendisinin doğrudan yönetiminde bulunduğu “Siber Güvenlik Birimi” kuruldu. Hava Kuvvetleri İstihbarat’ına bağlı olarak kurulan “24. Şube” ise sınırlardan sorumlu olacak. Şube, havaalanları, limanlar ve gümrük kapılarındaki giriş-çıkışları kontrol ederek, yasadışı sızmaları engellemesi için kuruldu. 

 

Devlet Güvenlik İdaresi bünyesinde kurulan “108. Şube”nin ise önemli bir görevi bulunuyor. Devlet kurumlarının denetim ve korumasından sorumlu olacak bu birim, çalışanların iş ve iletişimlerinin takibi haricinde kurumlara gelen ziyaretçilerin de gözlemlenmesini yürütecek. Kurum çalışanlarının olası dış bağlantılarla iletişimlerini de izleyecek olan birim, radyo ve televizyon kuruluşlarında da güvenliği sağlayarak, darbeye karşı önemli bir görev için de hazırlandı. 45 https://www.alquds.co.uk/?p=2146360  

 

Rusya ve İran arasındaki bu değişiklikler sadece Şam veya ülkenin batısındaki hükümetin kaleleri içerisinde değil aynı zamanda on binlerce İran destekli Şii milisin olduğu Deyrizor’da da yaşanıyor. Fırat’ın ikiye ayırdığı, Irak sınırına yakın, petrol sahalarıyla zengin bu bölgede İran’ın etkisi gün geçtikçe artıyor. Rusya, bu duruma karşılık olarak bölgeye önemli bir atama gerçekleştirdi. Rus Savunma Bakanlığı’nın 2017 yılında madalya verdiği46 https://www.facebook.com/taibtalemam.news/videos/1385403794828767/?v=1385403794828767 Tuğgeneral Ahmed İbrahim el-Halil, Ekim ayında Moskova’nın isteği neticesinde Deyrizor’daki 243. Askeri İstihbarat Şubesi’nin başına getirildi.47 https://syrianobserver.com/EN/security/53687/assad-appoints-new-head-for-military-intelligence-for-deir-ez-zor.html

 

Görüşme gerçekleştirdiğim Şam Yönetimi bünyesinde görev yapmış eski bir istihbarat mensubu ise bir oluşumun ayakta kalabilmesi için en güçlü etkenin istihbarat gücünün olması gerektiği, bu güçten mahrum kalındığı vakit, düşman için kolay hedef olunabileceği ve oluşumun zayıf düşerek yıkılmaya yüz tutacağını söyleyerek, istihbaratın önemine vurguda bulundu.48 Hamza Tümeni Komutanı Ebubekir Seyf, Çobanbey, Haziran 2019  Kendisinin bu söylemi göz önünde bulundurulduğunda Rusya’nın istihbarat alanında yeni birimler kurması ve kendi lehine olacak şekilde atamalar yapmak istemesi, sadece iç savaş sırasında Şam’a bağlı askeri unsurları tertip etmekle yetinmeyeceği, ileriye dönük planlarını ve İran’a karşı verdiği mücadeleyi de ortaya koymakta. 

 

Suriye’deki iç savaş, Rusya’nın ülke içerisindeki kalıcılığını artırmasındaki hayati bir rol oynuyor. Savaş yüzünden yorgun düşmüş güvenlik kurumlarının yeniden inşasına soyunan Kremlin, ilk müdahalesinden beri önemli yollar katetti. 2015 yılında Şam Yönetimi tarafında savaşa katılan Moskova, yıllar içerisinde çeşitli taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmeler neticesinde hem Şam hem de karşı taraflara ‘müzakere edilebilir makul bir oyuncu’ olduğunu göstermeye çalışan Rusya, Şam bünyesinde kurduğu askeri birlikleri güçlendirmek amacıyla milis ve eski muhalifleri kaydırdı. Şam Yönetimi bünyesinde güçlü bir Genelkurmay isteyen Rusya, elbette bunu kendisine uygun olarak yapmayı amaçlıyor. Asker sayısı ve teçhizat yönünden bu birlikleri güçlendiren Rus Savunma Bakanlığı, ayrıca bu birliklere eğitimler de veriyor. Tamamiyle kendi unsurlarıyla cephelerde desteklediği bu askeri birliklerin, savaş sonrası Suriye’sinde önemli noktalarda görev almalarını arzuluyor. Özellikle ilk baştan beri yardımda bulunduğu Kaplan Güçleri’nin imtiyazlı bir noktaya gelmesinden memnun olan Moskova, komutanları Süheyl Hasan’ın gelecekte yönetim nezdinde stratejik kararlar alabilecek kilit bir noktada yer alması için çaba sarf ediyor. Bu süreçte ise İran’ın desteklediği askeri unsurların da dağıtılması için çalışan Moskova, bu sebeple Tahran’ın çoğunlukla milisleri desteklemesini fırsat bilerek bu unsurları hızlı bir şekilde düzenli orduya, kendi kontrol alanına çekmeye çalışıyor. Nihayetinde Rusya, savaş sonrasında kurulacak Suriye’nin askeri ve istihbarat kurumlarında güçlü bir nüfuz kurmayı ve Akdeniz’deki bu önemli ülkeyi, kendi stratejik planları açısından güçlü bir kale olarak görmek istiyor.

Actafabula Newsletter